Üç Soru

Bir zamanlar bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi:

– “Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım.”

Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse ona büyük bir mükafat vereceğini ilan etti.

Bilgeler kralın huzurunda toplandı, fakat sorulara verdikleri cevaplar birbirinden tamamen farklı çıktı.

İlk soruya cevap olarak; kimileri her hareketin doğru vaktini bilmek için önceden günlerin, ayların, yılların yer aldığı bir takvim hazırlamak ve sıkı sıkıya buna uyarak yaşamak gerek...

Devamı
Düşündüren Hikayeler

Hz. İbrahim (A.S.)’dan bir kıssa

Hz. İbrahim Halilullah misafiri çok severdi. Hattâ bir defasında misafirsiz yemek yemeyeceğim diye nezretmişti. Evinde her zamanmisafir bulundurur, misafir gelmezse kendisi arar bulur, yine misafirle yemek yerdi. Hikmeti ilâhî bir defa öyle oldu ki, tam bir ay misafir gelmedi.

Hz. İbrahim de misafirsiz yemek yemeyeceğine dair nezrettikleri için, bir ay yemek yemedi. Bir ay sonra da misafir gelmeyince, kendisi aramaya çıktı. «Acaba benim gibi misafire itibar eden bir kimse daha var mıdır?» diye düşünerek gidiyordu. Bir misafir bulmak için hayli yol katettikten sonra bir de baktı ki, oralarda bir adam daha gezmekte. Ona:

— Ne arıyorsun buralarda? diye sordu. O zat:

— Misafirsiz yemek yemeyeceğim diye nezrettim, üç aydan beri bir misafir gelmedi, misafir aramaya çık...

Devamı
Düşündüren Hikayeler, Genel

Hz. Musa (A.S.) ile Hızır (A.S.)’ın Yolculuğu

Kitap verilen dört büyük peygamberden biri olan Musa a.s. bir gün Allah Tealâ’ya sorar:

– Rabbim, en bilgili kulun kim?

Buyurulur ki:

– Hidayeti gösterir ya da bir felaketten kurtarır diye bir kelimenin bile ardına düşen, bunun için insanların ilmini inceleyip kendi bilgisine katan kişidir.

Hz. Musa a.s. tekrar sorar:

– Kullarından benden daha bilgilisi var mı?

– Var, buyurulur. Musa a.s. o zatla tanışmak, ilminden istifade etmek ister. İki denizin birleştiği, balığı kaybedeceği kayanın orada, o kişiyi bulacağı söylenir. O zat, Hızır a.s. diye bilinen kişidir.

Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz bu kıssayı sahabilere anlatırken, Hızır a.s.’la ilgili şöyle buyurdu:

– O, kuruyup sararmış bir ot destesinin üzerine oturmuştu. Deste derhal yeşerdi.

Devamı
Düşündüren Hikayeler