CENNETİ NERDE ARAMALI

Bir gün Harun Reşit’in karısı, beyine şöyle diyor:

-Allah’a hamd olsun ki bu dünyada saraylarda rahat ve mutluluk içinde yaşıyoruz.  Rabbimiz bize ahirette de böyle hatta daha iyi şartlarda yaşamayı nasip etse keşke diyor. H.Reşit de:

-İnşallah hanım kim istemez ahiret mutluluğunu diyor.

  1. Reşit dışarı çıkıp dolaşırken Behlül Dânâ hazretlerinin yeri kazdığını görüyor ve takılmadan edemiyor:

-Hayırdır Behlül yine ne işler çeviriyorsun? Diye soruyor. O da:

-Cennet arıyorum diyor. Harun Reşit:

-Yapma Behlül! Burada Cennet aranır mı? diyor. Behlül Dânâ hazretleri de:

-Sen sıcak yatağında hanımının yanında cennet arıyorsun oluyor da burada neden olmasın? Diyor.

Devamı
Düşündüren Hikayeler

CEHENNEMDEN ATEŞ GETİRMEYE GİTTİM

Abbasi’lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dânâ (VIII. yüzyıl) dönemin evliyasındandı. Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül Dânâ hazretleri daima Harun Rediş’in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hâsıl ederek onu uyarırdı. Bir gün Behlül Dânâ hazretleri, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculuktan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid’in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu:

– Be ne hâl Behlül, nereden geliyorsun?

– Cehennemden geliyorum ey hükümdar.

– Ne işin vardı cehennemde?

– Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim.

– Peki, getirdin mi bari?

– Hayır efendim getiremedim...

Devamı
Düşündüren Hikayeler

İbrahim Bin Edhem

Bir gün sarayda umûmi bir ziyâfet verildi. Devlet adamları yerlerini almış, hizmetçiler beklerken, gayet heybetli bir zat çıkageldi. Ne askerlerden ne hizmetçilerden hiçbir kimse ona, sen kimsin, burada ne işin var? deme cesaretini bulamadı. Bu heybetli zâta İbrâhim Edhem sordu: “Ne istiyorsun?” O zât, “Bu handa konaklamak istiyorum.” dedi. İbrâhim Edhem; “Burası han değil, benim sarayımdır.” diye cevap verdi. O zât, “O halde bu saray bundan evvel kimindi?” diye sorunca, İbrâhim Edhem; “Pederimindi!” dedi. Gelen zât; “Ondan evvel kimindi?” diye tekrar sordu. İbrâhim Ethem; “Filân zâtın!” dedi. O zât; “Ondan evvel kimindi?” diye sorduğunda, İbrâhim Edhem; “Filân oğlu filânın!” cevâbına, o zâtın; “Bunlara ne oldu?” suâline de İbrâhim Edhem; “Öldüler!” cevâbını verdi...

Devamı
Düşündüren Hikayeler